Kıbrıs Tüp Bebek Sperm Testi Banner
İçindekiler

Tüp Bebek için Sperm Testi (Spermigoram) Nedir?

Çocuk sahibi olmak genel olarak her bireyin arzu ettiği şeylerden bir tanesidir. Doğal yollarla çocuk sahibi olamayan çiftlerin imdadına ise teknolojik gelişmeler yetişiyor. Tüp bebek işlemi de çocuk sahibi olmak isteyenlerin sıkça başvurduğu yöntemler arasında.  Bu işlem bir yumurtanın vücut dışında spermle suni olarak döllenmesi sürecine verilen yöntemdir. Genel olarak başarısız üreme yöntemlerinin ardından değerlendirilmeye alınan bir yöntemdir.

Sperm Testi Nedir?

Doğal yollardan çocuk sahibi olamayan kişilerin başvurduğu yöntemlerden bir tanesi olan tüp bebek günümüz teknolojisinde çok daha kolay olmaktadır.  Her tedavi yönteminde olduğu gibi tüp bebek yönteminde de çiftler belli başlı testlerden geçmek zorundadır.  Bu testlerden bir tanesi de sperm testidir. Tüp bebek için sperm testi (spermigoram) de tüp bebek yöntemiyle bebek sahibi olmak isteyen kişilerin girmesi gereken testlerden bir tanesidir. Bu test spermin tüp bebek yöntemine uygun olup olmadığını belirlemektedir. Bu test çocuk sahibi olmak isteyen çiftler için erkek hastanın üremeye ne kadar elverişli olduğunu belirlemek üzere yapılan bir işlemdir. Bu işlemin özelliği mikroskobik olmasıdır. Basit bir test olmasının yanı sıra çok önemli bir testtir. Bu testin sonucu hangi tedavi yönteminin uygulanacağını belirler. Bu testi yaptırmadan önce mutlaka erkeğin 3 gün boyunca cinsel perhiz yapması gerekmektedir.  3 günden az perhizlerde sperm sayısı düşebilirken, 7 günden fazla olanlarda sperm hareketinde bir azalma yaşanabilir.

Sperm Testi Nasıl Yapılır?

Tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olmak isteyen çiftler için sperm testi çok önemlidir. Bunun nedeni ise tedavi yönteminin belirlenmesini sağlamaktır. Bu nedenle sperm testinin nasıl yapıldığı da en çok merak edilen konular arasında yer almaktadır. Peki bu kritik nasıl yapılıyor? öncelikle aklınızda bir tüp bebek tedavisi varsa mutlaka işin uzmanı bir kliniğe gitmelisiniz. Ardından doktorların süreci yönetmesiyle süerm testi vereceksiniz. Baba adayının kliniğe giderek sperm örneği vermesi gerekmektedir.  Bu test erkek için özel olarak hazırlanmış bir odada yapılır. özel bir kap verilerek gerçekleşen örnek verme işlemi oldukça basittir. Sıvılaşma işlemi sonrası menide bulunan sperm sayısı, şekli ve hareketliliği baz alınarak inceleme yapılmaktadır. Bu incelemeler sonucunda en kaliteli spermler seçilerek döllenme işlemi için kullanılır. Sperm örneğinin özellikle hastanede alınması gerekmektedir. Bu sayede hızla laboratuvara ulaştırılan spermler kalitesini korumaya devam etmektedir. özellikle evde sperm testi hız açısından önerilmemektedir.

Sperm Testi Sonuçları Nasıl Olmalıdır?

Bu konuda Dünya sağlık örgütünün 2010 yılında yayımladığı bazı değer normalleri vardır. Bu normal değerlere sahip bir sperm testi sağlıklı olarak kabul edilir. öncelikle sperm sayıları tüm örnekte olmak üzere 39 milyon yani milimetrede 15 milyon olmalıdır. İleri doğru hareketliliği %32, pH değeri 7.2, hacmi 2 milimetre ve normal şekilli sperm oranı morfoloji, %4’ün üzerinde olmalıdır. Bu rakamları karşılayan bir sperm test sonucu sağlıklı olarak kabul edilebilir. Test sonuçları değişiklik gösterebilir. İlk test yapılırken 7 gün en çok 3 hafta aralıklarla sperm testi yapılması gereklidir. İki test arasında, ciddi rakamsal farklar görülürse üçüncü test istenebilir. Fakat sperm test rakamlarının, mevsim değişikliği ve stres gibi dış etkenlerden kolay etkilenmesi sebebiyle farklı aralıklarla ve stresten uzaklaşmış bir şekilde test olmak daha doğru sonuçlar için gereklidir.

Normal Referans Değerler

Hacim

1.5 ml

Sperm Konsantrasyonu

15 milyon/ml

Toplam Sperm Sayısı

39 milyon

Toplam Hareketlilik

%40

İleri Doğru Hareketlilik

%32

Normal Yapıda Sperm

%4

pH Değeri

pH 7.2

 

Sperm Testi ile İlgili Terimler Nelerdir?

Sperm testinde bulunan farklı değişkenler vardır. Bu değişkenlerin, normal rakamlar baz alınarak, düşük ya da yüksek olması, bazı terimsel ifadelerle açıklanır. Testlerde çıkan ve spermle ilgili farklı anomaliler de terimlerle ifade edilir. Bunlar aşağıdaki gibidir:

  • Aspermi: Sperm hacminin olmaması.
  • Akrozom: Spermin baş kısmı.
  • Astenozoospermi: Sperm motilitesinin %40’tan düşük olması.
  • Azospermi: örnekte sperm hücresinin olmaması. (azoospermia)
  • Globozoospermi: Başsız yuvarlak başlı sperm.
  • Hematospermi: Semende kırmızı kan hücresi.
  • Hiperspermi: Semen hacminin 5.5 mililitreden fazla olması.
  • Hipospermi: Semen hacminin 2 mililitreden az olması.
  • Nekrozospermi: ölü sperm.
  • Oligoastenozoospermi: Yoğunluğun, 8 milyondan spermden/mililitreden az olması.
  • Oligozoospermi: Sperm sayısı, 20milyon/mililitreden az olması.
  • Polyzoospermi: Aşırı fazla sperm konsantrasyonu.
  • Teratozoospermi: Spermin %40’nın anormal olması.

    Normospermi Nedir?

    Normospermi, adından da anlaşılabileceği üzere spermle ilgili hususların normal olduğunu gösterir. “Normo” Latince olan ve günümüzde kullanılan normal kelimesiyle aynı anlamı taşır. Spermle ilgili değişkenlerin, pH’ın, yoğunluğunun, sperm sayısının, sperm kalitesinin ve bütün değişkenlerin, Dünya Sağlık örgütü tarafından belirlenen normal değerlerde olduğunu söyler.

    Oligospermi Nedir?

    Erkeklerdeki sperm sayının düşüklüğü, oligospermi olarak adlandırılır. Dünya Sağlık örgütü tarafından normal kabul edilen alt limit 15 milyon spermdir. Bu rakamdan aşağı bir rakamda sperm sayısı, oligospermi olarak tanımlanır. üç türü vardır. Bunlar, hafif oligospermi, orta şiddetli oligospermi, ağır oligospermi olarak sıralanır.

    • Hafif oligospermi: 1ml/10-15 milyon arası sperm.
    • Orta şiddetli oligospermi: 1ml/5-10 milyon arası sperm.
    • Ağır oligospermi: 1ml/ 0-5 milyon arası sperm.

    Bu azlığın birçok sebebi vardır. Varikosel, enfeksiyonlar, boşalma problemleri, spermlere saldıran antikorlar, tümörler, inmemiş testis, hormon dengesizlikleri, sperm taşıyan tüplerdeki anomaliler, kromozom hataları, çölyak hastalığı, ilaçlar, kimyasal maddeler, radyasyon, testislerin aşırı ısınması, aşırı alkol tüketimi, tütün kullanımı, obezite ve depresyon olarak bu sebepler sıralanabilir.

    Astenospermi Nedir?

    Spermlerin hareketliliğinin az olmasına astenospermi denir. Bu durum, vajina içinde bulunan meninin içindeki spermlerin, canlı olsalar dahi fallop tüplerine ilerlemesine engel olur. Bu da spermin yumurtayı dölleyememesi problemini ortaya çıkarır. özellikle bu noktada, sperm motilitesi en önemli, sperm kalitesi kriteri olarak belirlenmiştir.

    DNA parçalanmasına sebebiyet verecek genetik durumlar, verikosel, hormon içerikli ilaçlar, kötü beslenme, aşırı sık cinsel ilişkiye girmek, nadiren cinsel ilişkiye girmek, stres, çevresel atıklardan maruz kalınan radyasyon ve kimyevi toksit maddeler, sigara ve alkol tüketimi gibi sebepler, astenospermiye neden olabilir. Fakat aralarından en yaygın olanı genellikle, hormonsal birtakım bozukluklar ya da genetik bazı durumlardır.

    Teratospermi Nedir?

    Sperm hücrelerinde, normalin dışında oluşan şekil bozuklukları teratospermi olarak adlandırılır. Normal bir sperm kafa, orta bölüm ve kuyruk olmak üzere üç ana bölümden meydana gelir. Baş kısmı oval, orta bölüm belirgin ve kuyruk tek ve uzun bir şekle sahiptir. Bunların dışında bir şekle sahib sperm, normal kabul edilmez. Normal şekle sahip olamayan bir sperm, gerektiği gibi hareket edemez. Gerektiği gibi hareket edemeyen sperm ise yumurtayı dölleyemez. Fakat şekil bozukluğunun şiddetine göre çocuk sahibi olma oranları değişiklik gösterebilir. Sebepleri pek bilinmese de bu hastalık hakkında aktif çalışmalar vardır. Spermle ilgili diğer hastalıkların sebepleri teratosperminin de sebepleri olabilir.

    Oligoastenoteratospermi Nedir?

    Sperm sayının az olmasına oligospermi denir. Bu problemin en şiddetli haline ise oligoastenoteratospermi denmektedir. Bu durumda 1 mililitre menide, 1 milyondan daha az sperm bulunur. Bu problem, tıpkı oligospermi gibi birçok etkene bağlı olarak gelişebilir. Hormonsal bozukluklar, ilaçlar, testislerin yüksek ısıya maruz kalması, radyasyon, tütün ve alkol tüketimi ve sağlıksız beslenme bu sebeplerden birkaçıdır. Bazı oligospermi türlerinde direkt olarak tedavi gerekmez. Bazı tekniklerle sperm sayısı artırılabilir. Fakat bu problem, oligosperminin en şiddetli hali olduğu için tedavi gerektiren bir problemdir.

    Azospermi Nedir?

    Erkek hastadan alınan meni örneği içinde, hiç spermin bulunmaması azospermi olarak tanımlanır. Tıkanıklığa bağlı ve bağlı olmayan olarak iki farklı türde incelenmesi uygundur. Tıkanıklığa bağlı azospermi, cerrahi müdahaleler, genital enfeksiyonlar ya da genetik faktörlerle sperm kanallarında oluşan anomaliler sebebiyle oluşur. Tıkanıklığa bağlı olmayan azospermi ise, genetik birtakım hatalar, testislerin doğuştan yukarıda yani kanallarda kalması ya da testis torsiyonu gibi sebeplere bağlı olarak gelişir. Tıkanıklığa bağlı olan problemler, cerrahi bazı yöntemlerle, sperm kanallarının açılmasıyla çözülebilir. Tıkanıklığa bağlı olmayan durumlarda ise tedavinin yöntemleri, cerrahi yöntemlerle sperm alınması ya da mikroenjeksiyon yöntemlerinin uygulanmasıdır. Tıkanıklığa bağlı olan sorunların çözümünde cerrahi yolla sperm kanalları açılmayabilir. Fakat bu durumda, cerrahi yöntemlerle sperm alımı gerçekleştirilerek tüp bebek tedavisi uygulanabilir.

    Likefaksiyon Nedir?

    Sperm testi içinde bakılan önemli birkaç değerden biridir. Spermin dışarıya çıktıktan sonra, eriyip sıvılaşması sırasında geçen süreye verilen isimdir. Tüp bebek tedavisi yapılmadan önce bu rakamlara bakılarak mikroenjeksiyon ve cerrahi sperm alımları gerçekleştirilir.

    Normal şartlarda likefaksiyon süresi 30 ila 60 dakika aralığındadır. 30 dakikayı geçen likefaksiyonlar, olumsuz durumlar olarak tanımlanır. Genel olarak bu olumsuz durumlarda geçen süre 60 dakika kadardır.

    Tüp bebek tedavilerinde, sperm ve yumurta dış ortamda döllenmektedir. Bu yüzden spermin, vücuttan suni yollarla alınması gerekir. Bu yüzden de tedavi uygulanırken spermin dışarı ne kadar sürede sıvılaşacağı hususu önem teşkil eder.

    • Motilite Nedir?

      Spermler, kadın vücuduna girdiğinden itibaren kuyruklarıyla hareketlerini sağlarlar. Bu sayede, fallop tüplerine rahatlıkla girebilirler ve bu hareket sonucunda yumurtayı döllerler. İşte motilite, spermin hareket kabiliyetini tanımlar. Bazı anomaliler sonucunda, sperm hareketliliğini yitirebilir. Bu durum da yumurtanın döllenememesi gibi sorunlara yol açar. Testler sonucu spermin motilitesi %4’ün altında bir orana sahipse, tedavi uygulanması gerekir. Bu rakamlar %4 ve %4’ün üstünde ise normal kabul edilir. Normal motiliteye sahip bir sperm, eğer yumurta hücresini dölleyemiyorsa, farklı problemlere bakmak gerekecektir.

      Aglütinasyon Nedir?

      Kelime anlamı yapışkanlık olan aglütinasyon, sperm testinde ölçülen ana unsurlardandır. 0 ila 3 arasında bir derecelendirmeyle ölçümü söz konusudur. Sperm testi sonuçlarında, yapışkanlığın fazla olması durumu, anormal bir durum olarak tanımlanır. Testis ve salgı bezlerinde gelişecek bazı enfeksiyonlar, bu yapışkanlık oranlarını artırabilmektedir. Bu noktada, rakamları yüksek bir hastada enfeksiyon olup olmadığı gözlenmemek zorundadır. Eğer enfeksiyon gözlemlenir ise, tedavi süreciyle bu enfeksiyon çözülmelidir. Enfeksiyon sorunu çözüldükten sonra, yine testlerle bakılarak, aglütinasyon oranlarının normale dönüp dönmediği kontrol edilir. Eğer normale dönmedi ise farklı problemlere bakılmalıdır. Fakat büyük oranda, enfeksiyon kaynaklı gözlemlenen bir sorundur.

      Tüp Bebek İçin Sperm Testi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

      Birçok farklı çift, tüp bebek tedavisi alamadan önce bazı hususları merak eder. Bunlar genelde tedavinin, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanıp karşılanmadığı, tedavi sürecinin nasıl ilerlediği, tedavi süreci öncesinde nelere dikkat edilmesi gerektiği, tedavi süreci sonrasında oluşabilecek problemlerin neler olduğu, başarı oranları, başarısızlık sonucunda tekrar uygulanabilme ve sperm testleri hakkındadır. Bu hususlar, çiftlerin en çok merak ettiği hususlardır. Genellikle erkek hastaların sperm sayılarında oluşabilecek problemler, tüp bebek tedavisine çiftleri yönlendirir. Bu yüzden de sperm testleriyle ilgili sorularla da bir hayli sık karşılaşılmaktadır. Bu sorular, sperm sayısının kaç olması gerektiği, hareketsiz sperm sayısının kaç olması gerektiği ve sağlıklı spermin renginin nasıl olduğu gibi sorulardır.

      Sperm Sayısı Kaç Olmalıdır?

      Bu konuda yapılan birçok araştırma vardır. Bu araştırmalar, yıllar yılı gelişen tüp bebek tedavi yöntemleri ve uygulamalarına bakıldığı zaman önem teşkil eder. Araştırma sonuçlarına göre, erkekten alınacak ve yumurtayı dölleyecek örnekte, 39 milyon spermin bulunması gerekir. Sperm sayısının bu bahsedilen rakamlardan az olması durumunda, döllenme ihtimali azalır. Döllenme ihtimalinin azalması, tüp bebek tedavisinin başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olur. Yine de 39 milyon ya da daha fazla sperm sayısı kesin bir döllenme olacağını söylemez. Bu noktada, sperm hareketliliği de önemlidir.

      Hareketsiz Sperm Sayısı Kaç Olmalı?

      Hareketsiz sperm sayısı, tüp bebek tedavisinin başarı oranlarını etkileyen en önemli etkendir. Sperm sayılarının normal olması dışında sperm hareketliliğinin de olması gerekir. Hareketsiz spermlerin bulunduğu örnekler, ne yazık ki yeterli sperm sayısına sahip olsalar dahi, yumurtayı dölleyemezler. Sperm hareketliliğinin %40 oranında ya da daha fazla olması gereklidir. Aksi taktirde, tüp bebek tedavisi başarılı olmayacaktır. Yani 39 milyon sperm hücresinden en az 19 milyonunun hareketli olması gereklidir. İleri doğru hareketlilikte bu oranlar %32 olarak belirlenmiştir. Yani 39 milyon sperm hücresinden, 12 milyon 500 bin sperm hücresinin ileri hareketliliğinin bulunması gerekir.

      Sağlıklı Sperm Rengi Nasıl Olmalı?

      Bir erkeğin sperm rengi, vücuduyla ilgili birçok bilgiyi barındırır. Anormal sperm rengi, vücutta bazı problemlerin olduğuna işaret eder. Fakat şunu belirtmekte fayda vardır, meni renginden kısırlık teşhisi konulması imkansızdır. Bunun belirlenmesi için belirli testlerin gerçekleşmesi gereklidir. Sık cinsel ilişki ya da mastürbasyon, meni renginin şeffaflaşmasına, yapısının da sıvılaşmasına neden olur. Sağlıklı bir spermin rengi, beyaz, şeffaf, beyazımsı ya da gridir. Bu renkler, önceki cümlelerde bahsettiğimiz gibi bazı değişkenlere bağlı olarak farklılık gösterebilir.

      Meni ve idrar aynı yolda ilerlediği için rengi sarımsı olabilir. Sarılık geçiriyor iseniz de meni rengi sarı olacaktır. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların belirtisi olarak da sarı olabilmektedir. Ayrıca, seyrek boşalma, sağlıksız beslenme ve enfeksiyon gibi durumlarda da meni rengi sarıya çalabilir.